Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, Türkiye’nin ilk depolamalı güneş santralinin açılışında yaptığı açıklamada, bu tür yatırımların ülkenin enerji altyapısı için stratejik bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Enerji depolama sistemlerinin, arz güvenliğini güçlendiren ve şebekeyi dengeleyen kritik bir unsur olduğunu vurgulayan Yılmaz, bugüne kadar yaklaşık 34 bin megavatlık depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi projesine ön lisans verildiğini duyurdu. Bu adımların, Türkiye’yi enerji depolama alanında küresel bir oyuncu yapma hedefine hizmet ettiğini ifade etti.
Türkiye’nin ilk şebeke ölçekli depolamalı güneş santralinin devreye alınmasıyla önemli bir adım atıldığını belirten Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, bu yatırımların ülkenin enerji geleceği için büyük önem taşıdığını söyledi. Santralin, tarıma elverişli olmadığı belgelenen bir arazi üzerine kurulduğunu dile getiren Yılmaz, bu projenin, ülkedeki atıl arazilerin enerji üretimi için nasıl verimli kullanılabileceğine dair somut bir örnek teşkil ettiğini kaydetti. Yaklaşık 50 megavat kurulu güce sahip olan santralin, ilerleyen dönemlerde yeni fazlarla genişletilmesi planlanıyor.
Bölgedeki diğer lisanslı ve lisanssız projelerle birlikte toplam yatırım miktarının 35-40 milyon doları bulduğunu aktaran Yılmaz, üretilecek enerjinin öncelikle bölgedeki arz-talep dengesine ciddi katkı sağlayacağını ifade etti. Depolama teknolojisinin, enerjinin bol olduğu zamanlarda üretilen elektriği biriktirerek, talebin zirve yaptığı anlarda sisteme sunma imkanı tanıdığını anlatan Yılmaz, bu sayede şebeke güvenliğinin artırıldığını belirtti. Bu yatırımların, diğer lisans sahibi şirketler için de teşvik edici bir model olmasını umduklarını sözlerine ekledi.
Yılmaz, verilen 34 bin megavatlık ön lisansların tamamının hayata geçmesiyle Türkiye’nin enerji depolama kapasitesinde dünyada lider ülkeler arasına gireceğini vurguladı. Özellikle yaz aylarında güneş enerjisi üretiminin artmasıyla soğutma kaynaklı elektrik talebinin, kış aylarında ise rüzgar üretiminin ısınma ihtiyacının karşılanmasında bu santrallerin kilit rol oynayacağını söyledi. Yılmaz, bu dengeleme unsurunun Türkiye’nin enerji ticaret merkezi olma vizyonunu destekleyen kritik bir altyapı hamlesi olduğunu belirtti.
Depolama yatırımlarının önünü açan yasal düzenlemeye de değinen Yılmaz, hükümet ve Meclis tarafından çıkarılan kanunla depolama tesisi kuran yatırımcılara rüzgar veya güneş santrali kurma hakkı tanındığını hatırlattı. EPDK’nin bu süreçte yönetmelikleri hızla ve adil bir şekilde hazırladığını belirten Yılmaz, başvuruların dijital ortamda, şeffaf bir biçimde ve TEİAŞ’ın belirlediği başvuru sırasına göre alındığını, hiçbir yatırımcıya ayrıcalık tanınmadığını vurguladı. Bugüne kadar yatırımcıların 500 milyon doların üzerinde harcama yaparak sahaya indiğini belirtti.
Gelecek dönemde yatırımların hızlanacağını ifade eden Yılmaz, bir ay içinde 350 megavatlık yeni bir güneş santralinin daha devreye alınmasının planlandığını duyurdu. Rüzgar projeleri için de lisansların verilmeye başlandığını belirten Yılmaz, hedefin her yıl yaklaşık 6 bin megavatlık yeni yenilenebilir enerji kapasitesini sisteme dahil etmek olduğunu söyledi. Yatırım sürecini zamanında tamamlamayan şirketlerin ön lisanslarının iptal edildiğini ve bu konuda net bir duruş sergilediklerini belirterek, “Tahsis edilen kapasitenin atıl kalmasına izin vermeyeceğiz. Yatırıma başlayan her şirkete destek oluyoruz, ancak projesini ilerletmeyenlere de müsamaha göstermiyoruz,” dedi.
EPDK verilerine göre, depolamalı projelere verilen lisanslarda toplam kurulu güç 944,24 megavata, depolama kapasitesi ise 832,21 megavata ulaştı. Bölgesel dağılımda İç Anadolu Bölgesi, 391,19 megavat kurulu güç ve 336,65 megavat depolama kapasitesiyle ilk sırada yer aldı. İç Anadolu’yu sırasıyla Doğu Anadolu, Akdeniz, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu ve Ege Bölgeleri takip etti.