Küresel batarya enerji depolama sistemleri pazarı, 2025 yılında bir önceki yıla göre yaklaşık %50’lik rekor bir büyümeyle 315 GWh’lık kurulu güce ulaştı. Çin, tek başına aralık ayında ABD’nin tüm yıllık kurulumunu geride bırakarak pazarın tartışmasız lideri oldu. 2026 için 450 GWh’ı aşan güçlü bir büyüme öngörülürken, son dönemde lityum fiyatlarında yaşanan keskin artışın sistem maliyetlerine yansıyarak pazarı zorlayabileceği belirtiliyor. Bu ivmelenme, enerji depolama sektörünü lityum-iyon bataryalar için en hızlı büyüyen pazar konumuna getirdi.
Benchmark Mineral Intelligence tarafından yayımlanan verilere göre, hem şebeke ölçekli hem de kullanıcı tarafı bataryalı enerji depolama sistemleri pazarında 2025 yılında toplam 315 GWh’lık kurulum gerçekleştirildi. Bu rakam, yıllık bazda %50’ye yakın bir büyümeye işaret ediyor. Coğrafi dağılımda Çin ve ABD pazarı domine ederken, Çin’in performansı diğer tüm pazarları gölgede bıraktı. Dünyanın en büyük BEDS pazarı olan Çin’de sadece aralık ayında kurulan batarya kapasitesi, ikinci sıradaki ABD’nin yıl boyunca devreye aldığı kapasiteden daha fazlaydı. Küresel sıralamada Suudi Arabistan, Avustralya ve Şili’nin ilk beşe girmesiyle, bir önceki yıl listede yer alan İngiltere ve İtalya geriledi.
Büyümenin arkasındaki ana itici güç, küresel kurulumların yaklaşık 240 GWh’lık kısmını oluşturan şebeke ölçekli projeler oldu. Proje boyutları da giderek artıyor; 2024’te 17 olan giga-ölçekli proje sayısı, 2025’te 46’ya yükseldi. Geleceğe bakıldığında, 2026 yılı için halihazırda 150’den fazla giga-ölçekli projenin planlama aşamasında olduğu görülüyor. Benchmark Mineral Intelligence Araştırma Başkanı Iola Hughes, “2026, 2025’teki 315 GWh’lık kapasiteye kıyasla 450 GWh’ın üzerinde yeni kurulum öngörümüzle BEDS için bir başka güçlü yıl olmaya hazırlanıyor. Geçen yıl BEDS hücre üretiminin bu büyümeyi geride bırakması ve kapasitenin bu yıl daha da genişlemesi nedeniyle önemli bir arz kısıtı beklemiyoruz,” dedi.
2025 yılında BEDS sistem fiyatları tarihi düşük seviyelere geriledi ve Çin’deki proje ihalelerinde fiyatlar kilovatsaat (kWh) başına 63 dolara kadar düştü. Benchmark Mineral Intelligence’a göre, bu agresif fiyatlandırma, giderek daha fazla entegratörün daha yüksek kar marjlı bölgelere yönelmesiyle ihracat pazarlarına da yansıdı. Ancak yeni yılın başıyla birlikte bu fiyatlandırma ortamı değişmeye başladı. Lityum fiyatları, stokların daralması, maden üretimindeki yavaşlamalar, güçlü talep ve son olarak Çin’in batarya vergi indirimlerini geri çekmesi gibi nedenlerle son iki yılın zirvesine ulaştı. Bu artışın ilk etkileri hücre seviyesinde görülmeye başlasa da, dalga etkisinin tamamı henüz sistem fiyatlarına ulaşmadı.
Hughes, “Şu anda lityum, bir AC bloğunun maliyetinin yaklaşık %7’sini oluşturuyor. Lityum fiyatlarındaki son artış, hücre fiyatlarına sızmaya başladı ve 314Ah ESS LFP hücre fiyatları iki-üç ay önceki en düşük seviyelere göre yaklaşık %10 arttı,” şeklinde konuştu. Bu artışın ne kadarının nihai olarak sistem fiyatlarına yansıtılacağı ise belirsizliğini koruyor. Hughes, “Çin’de sistem fiyatlarında şimdiden küçük bir artış görüyoruz. Çin dışında marjlar genellikle daha yüksek, bu da bazı fiyat artışlarının absorbe edilebileceği anlamına geliyor. Ancak, lityum talebi ile sistem kurulumu arasındaki uzun gecikme göz önüne alındığında, hücre ve sistem üreticilerinin mevcut ralliyi devam eden fiyat müzakerelerinde kullanması muhtemel. Lityum fiyat rallisinin süresi, sistem fiyatlandırması üzerindeki genel etkiyi belirlemede kilit rol oynayacak,” diye ekledi.
Enerji depolama sistemlerinin hızlı yayılımı, lityum-iyon bataryalara olan genel talebi de önemli ölçüde artırdı. Benchmark Mineral Intelligence, küresel lityum-iyon batarya talebinin 2025’te %29 artarak 1.59 TWh’a ulaştığını bildirdi. BEDS, en hızlı büyüyen ana son kullanım segmenti olmaya devam etti. Sabit depolama sistemlerinden kaynaklanan batarya talebi 2025’te %51 oranında fırlarken, elektrikli araç (EV) kaynaklı talepteki büyüme %26’da kaldı. Bu durum, pazarın sabit enerji depolamaya doğru yapısal bir denge değişimi yaşadığını gösteriyor. Lityum demir fosfat (LFP), 2025’te talebi yıllık %48 artarak en hızlı büyüyen batarya kimyası oldu. Bu büyüme, küresel BEDS pazarının hızla genişlemesi ve Çin’in hem iç pazarda hem de artan araç ihracatıyla EV sektöründeki devam eden büyümesinden kaynaklandı. Çin dışında da LFP’nin batarya talebindeki payı %30’un üzerine çıktı. Bu süreçte nikel bazlı kimyaların toplam payı ise geriledi.
Bölgesel talep dağılımında ise belirgin farklılıklar gözlendi. Çin’de elektrikli araçlar batarya talebini domine etmeye devam ederken, payları 2024 ve 2025’te %77’de sabit kaldı. Ancak BEDS’in payı yıllık bazda %16’dan %19’a yükseldi. Özellikle rekor kurulumların yaşandığı Aralık 2025’te BEDS, toplam batarya talebinin %45’ini oluşturdu. Kuzey Amerika’da ise BEDS, talep karmasında çok daha büyük bir pay elde ederek 2024’teki %16’lık payını %26’ya çıkardı. Bu değişim, ABD’deki Enflasyonu Düşürme Yasası (IRA) vergi kredisi uygunluğundaki değişiklikleri kısmen yansıtan yavaşlayan EV talep büyümesiyle aynı zamana denk geldi. Avrupa’da ise elektrikli araçlar batarya talebindeki ezici üstünlüğünü sürdürdü. EV’lerin toplam talepteki payı 2024’te %77 iken 2025’te %85’e yükselerek bölgenin hafif hizmet tipi araç elektrifikasyonuna odaklanmaya devam ettiğini gösterdi. Buna karşılık, BEDS’in payı aynı dönemde %16’dan %8’e düştü.